21 Eylül tar­i­hinde Fransa’nın Bre­tanya böl­gesinin Mor­laix Şehrinde “Fes­ti­val des Autres Mon­des”, Baş­ka Dünyalar Fes­ti­vali başladı. Fes­ti­valde gazete­ci ve ressam Zehra Doğan’ın çalış­maları çevresinde bir çok fark­lı pan­el, film gös­ter­i­mi, konser ve yazar ve okuyu­cu buluş­ması gerçek­leşiy­or. Fes­ti­val 23 Ekim tar­i­hine kadar süre­cek. Çok kısıtlı bir finans­man­la ve kolek­tif bir çalış­may­la orga­nize ediliyor.

Bir düşünün ki bir ressam ve gazete­ci elin­de­ki kam­erası alınıp hapsedildiği için yaşanan hakikati ve insan­lığa karşı işle­nen suçları bize dört duvar arasın­da fark­lı bir sanat yön­temiyle ulaştırıp bel­geliy­or. Kağıt bul­madığı için havluy­la ya da beyaz göm­lek­leri kesip kul­lanıy­or. Gazete say­faları­na yan­sıyan katliamları o say­fa­da o kişinin hikayesi­ni anlatıy­or. Gazete say­falarını kul­lanıy­or. Malzemeleri olmadığı için avluya düşen kuşların kanat­ların­dan fırça yapıy­or. Kahve, çay, zeytin, may­danoz­dan, salçadan boya yapıy­or, kan­la res­im­liy­or… Herşey bir yana mah­pus kadın­ların regl kanıy­la katliamları nakşet­mek inanıl­maz bir direniş biçimidir. Gazete­ci ve Ressam Zehra Doğan çalış­maları çevresinde gerçek­leşen fes­ti­val ile dire­nen tüm kim­lik­leri bir araya getirip direniş­lerin ortak­laş­ması­na vesile oluy­or. Fes­ti­vale gelip Zehra’nın çalış­malarını hayretler içinde izleyen insan­lar dışın­da sanat oku­lu okuyan öğren­ci­lerin özel­lik­le kul­landığı sanat yön­tem­i­ni artık okullar­da uygu­la­maları çok etk­i­leyi­ci… Gazete say­faları ve haber­ler sadece haber değil. Havlu­lar ve bezler sadece bez değil. Çay ve kahve sadece içmek için değil…

Fes­ti­valde yer alan “Türkiye ve Kürdistan’da LGBTİ+ olmak” konu­lu bir otu­rum için 23 Eylül tar­i­hinde Cenevre’den yola çık­tım. Dav­etli olduğum otu­rum­dan ziyade fes­ti­valin açılış etkin­liğine yetişe­bilmek, 3 gün boyun­ca dilediğim otu­ru­mu izleme şan­sı­na da sahip oldum. Fakat fes­ti­val alanı­na varır var­maz, Türkiye’­den gele­cek olan bazı konuk­ların fark­lı gerekçel­er­le engel­lendiği­ni öğrendim. Türkiye öyle bir ülkedir ki zul­mü bol adalet! Saray­ların­da müştekinin sanık, sanığın ise müşte­ki sıfatı­na kavuş­tuğunu görmem­eniz işten bile değil.

Savaş suçu ve devletin insan­lığa karşı işle­nen suçların teşhir edildiği bir etkin­liğe konuş­macı olarak gelen­lerin engel­len­mesi çok nor­mal diye karşıladık. Çünkü Zehra elinde kam­erası alı­nan ve yap­tığı haber­ler ve devletin suçunu bel­gelediği için hapiste tutu­luy­or. Zehra aynı zaman­da insan­lığa karşı işle­nen suçların bir tanığıdır. Zehra gibi bir çok tanık ve mağ­dur var.

Kürdis­tan’­da işle­nen savaş suçları ve insan­lığa karşı işle­nen suçlar dışın­da, 23 Eylül tar­i­hinde yapılan olan, “Türkiye ve Kürdistan’da LGBTİ+ olmak” otu­ru­mu­nun konuk­ların­dan LGBTİ+ aktivisti arkadaşımız Kıvıl­cım Arat, uçuş saatin­den bir saat önce çıkarılan yakala­ma kararı ile engel­len­di. Bizler, “hay­da! ne oldu şim­di?” diye mer­ak ederken erte­si gün olayın ayrın­tısını Kıvıl­cım ile yap­tığım tele­fon görüşmesinde öğrendim. Kıvılcım’ı din­lerken bir kez daha kol­luk ile potan­siyel bir katilin aleni ilişk­i­sine şahit oldum. Türk yargı sis­tem­i­nin key­fil­iği, kendine ben­ze­meyen­lere ve kab­ul görmeyen­lere yöne­lik sis­tem­li poli­tikalarını, mağ­du­run sanığa, sanığın ise mağ­du­ra dönüşmesi­ni de deney­im­lemiş oldum.

11 Mayıs 2018 tar­i­hinde aynı bina­da otur­duğu komşu­larının ric­ası üzer­ine bahçede bulu­nan hor­tu­mu topla­maya çıkan Kıvıl­cım, komşusu olan trans­fo­bik, militer ve polis işbir­likçisi Nec­mi Burak Can­sev­er tarafın­dan önce sopalı saldırıya maruz kaldı. Peşi sıra ise otomatik pom­palı tüfek­le 6 kurşu­nun hede­fine otur­tul­du. Kıvılcım’ı koru­mak için önüne geçen arkadaşı baş­par­mağı­na ve karnı­na isa­bet eden 2 kurşun­la yara­landı. Ambu­lansla Şişli Etfal Has­tane­sine kaldırılan, tedavisi bile tamam­lan­madan yaralı şek­ilde ifad­eye alı­nan arkadaşı saatlerce karakol­da ifade sırası için bek­letil­di. Yine yan­ların­da bulu­nan ve saldır­ganı sakin­leştirm­eye çalışan bir baş­ka arkadaşı ise kafasın­da bulu­nan şiş­lik­lere rağ­men rapor ala­madı. Ama aynı hekim, silahlı saldır­gana tespi­ti zor bir rapor düzen­le­di; boyun böl­gesinde hassasiyet!

Kıvıl­cım bir kadın arkadaşı ile karakol önünde böl­g­eye intikal eden ekip oto­su­nun dosyasını bek­lerken saldır­gan omuzun­da tüfek çan­tası ile kelepçe­siz bir şek­ilde araç­tan inerek karako­la teşrif ediy­or. Tabii süreç bunun­la sona ermiy­or. Saldır­ganın karakolda­ki arkadaşların­dan biri erte­si gün Kıvılcım’ın yatak odasını tek­meley­erek, açmasını yok­sa kötü şeyler yapacağını iddia ediy­or. 155’i aradık­tan son­ra avukat­ları­na ulaş­maya çalışan Kıvıl­cım, karakolda­ki kötü mua­ma­leyi göze ala­madığın­dan evden ayrıl­mak duru­mun­da kalıy­or. Saldır­ganın baldızı olan kadın, polis memurlarının yanın­da “komşuyuz biz, o biraz sorun­lu, özür dileye­lim kapan­sın olay” deme­sine ve saldır­ganın yatak odama girm­eye çalıştılar iddi­ası­na “yok öyle bir şey” diye cevap olması­na rağ­men tutanağa hiç biri geçirilmiyor.

Saldır­gan, yaralı ve mağ­dur edilen­lerin ifadesinin ardın­dan ifade veriy­or. Ve savcılık “silahla yarala­ma” fiiline rağ­men karako­la ifadenin peşi sıra bırakın diye tal­i­mat veriyor.

Devam eden taci­zler ve hukuk­suz alıkoy­ma amaçlı fiil­er yüzün­den Kıvıl­cım 2 yıl daha tak­sit ödeye­ceği eşyalarını dağı­tarak yaşam alanını kay­bet­mek duru­mun­da kaldı.

Fakat, bu işbir­likçi çetel­er yine vazgeçme­di ve eşinin verdiği hakaret, tehdit ifade­si üzerinden gece 02.30 suların­da kıvıl­cım zor­la karako­la çağrıldı. Hemen gelmezse kendi­lerinin gelip ala­cağı tehdit­leri eşliğinde. Erte­si gün karako­la giden avukat­lar ise aynı sert­lik­le karşılan­mış, Kıvılcım’ın ifad­eye gelmeye­ceği beyan edilmiştir. Bunun üzer­ine hakaret ve tehdit dosyası başkalaşım geçir­erek Kıvılcım’ın karşısı­na cin­sel saldırı, şid­det, hakaret ve tehdit dosyası olarak çıkmıştır.

Üste­lik Kıvılcım’ın koru­ma kararı varken kur­gu­lanıy­or bu tez­gah. Koru­ma kararını ise 4. Aile Mahkeme­si veriy­or. Peki, 4.Aile mahkeme­si nasıl bir karar alıy­or? Karar bir uyarı dilinde ve babanın çocuğunu tatlı bir şek­ilde uyarması olarak okuyun­ca hissediy­or­sun. Mahkeme tutanak fotoğraflarını sizler­le pay­laşıy­o­rum. Aynı zaman­da söz konusu kişinin sosyal medya­da açık sek­ilde yayın­lanan sayısız fotoğrafın­dan bazılarını da sizler­le pay­laşa­cağım; fakat önce­lik­le ve kısaca değin­mek iste­diğim Kıvıl­cım hakkın­da tutuk­la­ma kararı çıkarıl­madan önce alı­nan karar­lar şunlardır :

1- Nec­mi Burak Can­sev­er Kıvıl­cım’a şid­det tehdi­ti, aşağıla­ma, hakaret ve şöyle küçük düşüren davranışlar­da bulunmaması
2- Nec­mi Burak Can­sev­er Kıvıl­cım Arat’ın konut ve işy­er­ine yaklaşmaması
3- Nec­mi Burak Can­sev­er’in iletişim araçlarıy­la kıvıl­cım Arat’ın rahat­sız etmemesi
4- Nec­mi Burak Can­sev­er’in bulun­dur­ması­na izin ver­ilen silahları kol­luk kuvvet­ler­ine vermesi
belir­til­erek, Kıvıl­cım hakkın­da 2 ay koru­ma kararı verilmiş.

Devlet saldır­gan için İHTAR diy­erek büyük harfler­le bir uyarıyı kayıt altı­na almış, ve aslın­da öldürm­eye teşeb­büste bulu­nan kişiyi sadece uyarmak ve silahlarını elin­den almak­la yetinmiş.

Kıvıl­cım’ı fes­ti­vale gelmek için uçağa bin­mek üzere git­tiği Atatürk haval­i­manın­da polis “hakkın­da yakala­ma kararı var” diy­erek gözaltı­na alıy­or­lar. Kıvıl­cım hakkın­da neden yakala­ma kararını olduğunu karakol­da öğreniy­or. Daha önce silahla Kıvıl­cım’a ve arkadaşları­na saldıran Nec­mi Burak Can­sev­er eşi, Kıvıl­cım hakkın­da şikayetçi olmuş ve ifadesinde Kıvılcım’ın cin­sel organını çıkararak gös­ter­diği­ni ve ken­di­sine cin­sel istismar ve saldırı­da bulun­duğunu belirt­miş. Olayın polis kur­gusu ise Youtube’da dolaşan bir video­da­ki, seks işçi­leri ile polis merkezi arasın­da­ki tartış­ma­da yaşanan cin­sel organ gösterme olayı üzerinden ortaya çıkıy­or. Kısacası polis ve Can­sev­er ailesinin işbir­liğiyle Kıvıl­cım ken­di­ni karakol­da, son­ra da savcı önünde buluy­or. Savcılık uçuş önce­si yakala­ma kararını ver­erek pek de şaşır­may­a­cağımız bir icraa­ta imza atmış oluy­or. Mağ­dur olan bir insan kur­gu ile sanık oluy­or. Savcı, Kıvıl­cım Arat’ın tutuk­suz yargılan­ması­na karar kılarak serbest bırakıy­or, Can­sev­er aile­sine ise 2 aylık bir koru­ma kararı çıkartıy­or. Ade­ta Kıvıl­cım’ın serbest bırakıl­ması­na şükür etmesi gerekiy­or­muş gibi… Savcı, mağ­dur hakkın­da koru­ma kararı olduğu halde, önce­den husumet yaşadığı komşusu olan ve şikayet ifade­si veren kişi­lerin soy isim­ler­ine dikkat etmiş olmalı…

lgbti

Kıvıl­cım’ın dav­etli olduğu yurt­dışın­da­ki etkin­liğe gelme­si bu şek­ilde engel­len­di. Bu olay gös­teriy­or ki çete ve devletin memurları iste­diğinde bir trans kadını ömür boyu içeri ata­biliy­or. “Balkon­dan veya pencere­den bana pip­isi­ni gös­ter­di” gibi saç­ma sapan ifadel­er­le, tutuk­suz da olsa yargılan­mak ne demek­tir? Bunun yanın­da, söz konusu şahıs eşi ile ellerinde silah ile poz verdik­leri fotoğrafları sosyal medya­da pay­laşa­biliy­or. Ya da öldürm­eye teşeb­büs eden bu adam eli­ni kol­unu sal­la­yarak dışar­da dolaşıy­or. Can­sev­er aile­si ile sürek­li takılan ve ifadeleri­ni alan polis­lerin, İst­anb­ul’da Spod derneğine silahla ateş edilirken, dernek üyeleri polisi çağırdığın­da gelen ve silahla tarayan kişil­er­le bir olup derneği basan ve mekan­da­ki kişi­leri döven polisler olması bir rast­lantı mı? Gerekçeleri ise silahla ateş eden kişi­lerin derneğe gelen bir çocuğun aile­si olması ve doğal olarak derneğin bu eşcin­sel çocuğun aile­sine kapıyı açmamış olması. “Dernek çocuğa el koy­du” gerekçe­siyle, silahlı tara­ma bir yana bırakılıp dernek basılıp aktivistler darp ediliyor.

Sonuç olarak, bu polisler LGBTI birey­ler­ine yöne­lik bir uğraş­ma çabası içindedir. Mağ­dur ve tanık­lar maale­sef sanık, katil ve suçlu­lar ise adaletin bekçisidir.


Vous pouvez utiliser, partager les articles et les traductions de Kedistan en précisant la source et en ajoutant un lien afin de respecter le travail des auteur(e)s et traductrices/teurs. Merci.
Kedistan’ın tüm yayınlarını, yazar ve çevirmenlerin emeğine saygı göstererek, kaynak ve link vererek paylaşabilirisiniz. Teşekkürler.
Ji kerema xwere dema hun nivîsên Kedistanê parve dikin, ji bo rêzgirtina maf û keda nivîskar û wergêr, lînk û navê malperê wek çavkanî diyar bikin. Spas.
You may use and share Kedistan’s articles and translations, specifying the source and adding a link in order to respect the writer(s) and translator(s) work. Thank you.
Por respeto hacia la labor de las autoras y traductoras, puedes utilizar y compartir los artículos y las traducciones de Kedistan citando la fuente y añadiendo el enlace. Gracias
Rosida Koyuncu on Twitter
Rosida Koyuncu
Auteure
Activiste LGBTIQ+, jour­nal­iste et cinéaste, en exil à Genève. LGBTIQ+ aktivist, gazete­ci ve sinemacı. Cenevre’de sürgünde bulunuyor.