Türkçe | Français

Moutier, İsviçre’nin Jura kantonuna yaklaşık 15 km uzaklıkta 7400 civarında nüfusa sahip bir yerleşim yeri. Her ne kadar bugün resmi dili Almanca olan Bern kantonuna bağlı bir ilçe de olsa da yerel halk Fransızca konuşuyor ve uzun yıllardır kendi kurtuluşunu toplumsal bütünlükte arayan bu şehre girdiğinizde Jura bayrağı sizi bir kayalıktan selamlıyor.

Mylène Jolidon

Mylène Jolidon. Photo: RFJ

1815 Viyana Kongresi’nde özgürlüğü tanınan Vaud kantonunun Bern topraklarından ayrılması ve buna karşılık olarak tarihsel Jura’yı oluşturan bölgelerin Bern kantonuna dahil edilmesiyle başlayan Moutier halkının aidiyet sorunu, 2017 de yapılan halk oylamasının iptali üzerine bir demokrasi skandalına dönüşüyor.

Geçmişte Jura’nın özgürlüğü için mücadele eden otonomistler bugün de kendini Jura’nın bir parçası olarak tanımlayan Moutier halkının aidiyet sorununa çözüm yolu arıyorlar. Otonomistlerden “Moutier ville Jurassienne” (Jura şehri Moutier) grubu sözcüsü Mylène Jolidon ile bir kültürel değişim programında tanışıyoruz. Mylène bana yaşadığım kantonun kültürünü, tarihini, dilini ve yaşam tarzını anlatıyor, böylece halk olarak en önemli payda olan aidiyet sorununda buluşuyoruz.

Moutier halkının da biz Kürtler gibi otonom olma ve kendi kaderini tayin etme mücadelesine tanıklık ettiğimin bilincine varıyorum. 28 Mart 2021 tarihinde Moutier halkı kendi kaderini değiştirecek olan “Moutier kantonunun Jura Kantonuna katılmasını ister misiniz ?” yani kısaca:, “Moutier bir Jura şehri midir?” sorusunu oylayacaklar.

 

Ben de Mylène Jolidon’a soruyu değiştirerek soruyorum,

“Moutier neden bir Jura şehridir?”

Mylène, “Tarihsel olarak bu sorun 1815 yılında Basel Piskoposluğunun ve Jura ilçelerinin Bern kantonuna bağladığı Viyana Kongresinden kaynaklanıyor” diyerek sözlerine başlıyor.

moutier

1 Eylül 1964, Juralı ayrılıkçıların gösteri yürüyüşü.  Fotoğraf: İsviçre Milli Müzesi/ASL

“Jura’nın özgürlüğünün modern bir mücadeleye dönüşerek İsviçre siyasetinde tartışılmaya başlandığı ilk dönem ise 1949 ve 1979 yılları arasındaki döneme tekabül ediyor. 1949 yılında Jura kantonunun özgürlüğü için kurulan ‘ayrılıkçı’ grubun çatısı altında yeni bir kanton talep eden Jura halkının büyük emekleri sonucu, 1979 yılında Jura kantonu resmen kurulmuş oluyor. İşte bu yıllar Jura’nın özgürlüğünün en yoğun şekilde tartışıldığı yıllar oluyor.

Juralılar yapılan çalışmalar sonunda, 1974 yılında bugünkü Jura’nın yasayanları bağımsızlıklarını 73,9% “evet” olarak oyluyor ve dört yıl sonra yani 1978 yılında kanton resmi olarak kurulmuş oluyor. Bu dört yıl içinde konfederasyon tarafından başka referandumlar da organize edildi çünkü tarihsel Jura 7 bölgeden oluşuyordu. Jura kanton bayrağındaki beyaz ve kırmızı şeritler bu bölgeleri sembolize ediyor.

1974 yılında tarihsel Jura bölgelerinde Konfederasyon tarafından ilk referandum gerçekleştirildi ve “Ayrı bir kanton olmak istiyor musunuz?” sorusu Jura halkına soruldu. Üç bölge, yani bugün Jura kantonunu oluşturan Porrentruy, Delemont, Saignelegier oylamada “evet” diyerek özgürlüklerini onayladılar. Çoğunluğa bakıldığında “evet” oylarının baskın gelmesine rağmen bölgesel olarak Moutier, Laufen, Courtelary ve Neuveville oylamada soruya “hayır” yanıtını vermişlerdi. “Hayır” oyu çıkan bölgelere ikinci bir referandum gerçekleştirildi ve bu bölgelerde yaşayan halkın büyük çoğunluğu Jura’ya dahil olmak istemediklerini yinelediler. Ancak daha sonra Bern kantonunun oylamaları gizlice finanse ederek yönlendirdiği açığa çıkacaktı, ki bu olay kendi tarihimizde “caisses noires”, (kara dosyalar) olarak bilinir.

Moutier’nin durumu diğerlerinden daha farklıydı çünkü “evet” ve “hayır” oyları birbirine çok yakındı. 1975 yılında Moutier ve Delémont sınırında bulunan komünler için yeni bir oylama yapıldı ve 14 komünden sekizi Jura kantonuna katılmak isterken, 2 komün Bern kantonu ile kalmayı tercih etti. Geri kalan dört komün ise statülerini korudu.

moutier

1977 Moutier sokaklarında, Bern grenadiyeleri ile Juralı ayrılıkçılar arasında çatışma.

moutier

Eylül 1978, Juralı ayrılıkçıların öncülerinden Roland Béguelin, ve binlerce kişi, Jura kantonunun kuruluşunu kutluyor. Fotoğraf: İsviçre Milli Müzesi/ASL

1994 yılından bu yana “Mouvement autonomiste jurassien” (Juralı Otonomist Hareket)  ismini alan grup hala Moutier halkı için mücadele ediyor ve bizler de bu grubun bir parçasıyız. Neden mi mücadele ediyoruz? Çünkü bizler dili, dini, kültürü Jura ile aynı, tek bir halk olduğumuzu düşünüyoruz. Aynı kimliğe aitiz. Moutier’de Jura kantonunun kuruluşundan bu yana kendini Juralı olarak tanımlayan ve kendini Jura’ya ait hisseden bir çoğunluk var. Yıllar önce Jura topraklarından ayrılmak zorunda kalan ve bugün la Neuveville, Tavannes ve hala Bern kantonlarına bağlı tarihsel Jura bölgeleri Juralı olmaktan vazgeçmiş olsa da bu durum Moutier halkı için geçerli değil. İdari yapıdan (Moutier siyasi otoritesi dahil) yerel halka kadar birçok insan Moutier’de hala Juralı olduğu gerçeği ile yaşıyor. Bu duygu hiçbir zaman değişmedi.

1970’li yıllarda ‘ayrılıkçı’ olarak ortaya çıkmış bir grup olsak da şu anki mücadele anlayışımız daha çok otonom olmak üzerine kurulu. ‘Ayrılıkçı’ olarak ortaya çıkışımızın nedeni kendimizi Bern kültüründen ayrı görmemizden kaynaklanıyor. Mücadelemizin temel noktalarından biri de Juralı kimliğimiz.

İsviçre federalizmi yakın bir tarihe sahip olmasına rağmen çok güçlü. 1307 yılında üç kantonun bir araya gelerek birlik kurmasıyla başlayan bir tarihe sahibiz ve elbette biz bu tarihin bir parçasıyız. Farklı kimliklerin bir araya gelmesi ve bir arada durabilmesi sonucu oluşan federalizmin güçlü olmasının en temel sebebi çok kültürlü oluşudur.

Uzun yıllardır toplumsal bütünlüğümüzü arayan biz Moutier halkı 2013 yılında Bern kantonundan ayrılmayı istedik. Bu isteğimizin sonucu olarak 18 Haziran 2017 tarihinde yapılan “Moutier’nin Cumhuriyete ve Jura kantonuna katılmasını istiyor musunuz?” oylamasında çoğunluğun “evet” (51,70%) dediği referanduma 12 itiraz sunuldu. Bu nedenlerin büyük bir çoğunluğu ciddiye alınmayacak kadar zayıftı. Örnek vermek gerekirse, Moutier Belediye Başkanının bir dergide Jura yanlısı olduğunu deklere edişi güçlü bir sebep olarak görüldü.

Bir diğer itiraza konu olan mesele ise seçmenlerin posta ile gönderilen oyların sandık saatiyle ilgiliydi. İsviçre de oylarınızı posta yoluyla gönderebileceğiniz gibi seçimin son günü akşam 5 e kadar oylarınızı belediyelerde kullanabilirsiniz. Ancak referandumun yapıldığı gün sandıkların yerinden kaldırılmadığı ve oylama süresinin geçirilmiş olduğu da itiraz konusu oldu. Oylama esnasında konfederasyon görevlileri de sandıkların yanındaydı ve oylamanın bitmiş olduğuna dair bir uyarıda bulunmamışlardı. Eğer bir ihmal varsa bedelinin halka ödetilmiş olması ilginçti ve kesinlikle de adil değildi.

İlk karar Kasım 2018 de verildi: Referandum iptal edilmişti. Jura yanlıları bu karara itiraz ederek idari mahkemeye başvuruda bulundular ancak “demokrasinin gömülmesi” olarak değerlendirdiğimiz karar 23 Ağustos 2019’da açıklandı, Jura yanlılarının itirazı reddedildi.

Biz demokrasi mücadelemize devam ediyoruz. 28 Mart 2021 tarihinde yeniden bir oylama gerçekleşecek. Kararlı Moutier halkının tavrını aidiyet ve demokrasiden yana kullanacağına inanıyoruz.”

Mylène Jolidon, Kürt mücadelesi ile reddedemeyeceğim benzerlikler bulduğum Moutier halkının mücadelesini bana işte böyle açıkladı.

Bütün bunlar yerel bir problem ya da kimlik sorunu gibi görünebilir ancak ben de ‘ayrılıkçılık’ olarak adlandırmayı reddettiğim, özerklik ve demokratik konfederasyon için verilen bir mücadeleden geliyorum. Bu yüzden, Jura kantonunun bir yaşayanı olarak, oylama gününü heyecanla beklerken, referandum çevresinde gelişen bu tartışmaları, öğrendiklerimi, ve dünyanın neresinde olursa olsun, her halkın kaderine, geleceğine, Kendilerini nasıl yöneteceklerine karar verme hakkına sahip olduğu konusundaki ısrarımı siz okuyucularımızla paylaşmak istedim.


Kedistan’ın tüm yayınlarını, yazar ve çevirmenlerin emeğine saygı göstererek, kaynak ve link vererek paylaşabilirisiniz. Teşekkürler.